Ramazan sonrası beslenme nasıl olmalı ?

tarafından
21
Ramazan sonrası beslenme nasıl olmalı ?

Standart olarak 3 ana öğünden oluşan ancak ağırlıklı olarak 5-6 öğünden oluşan günlük beslenme alışkanlıkları Ramazan Ayı’nın gelmesiyle birlikte iftar ve sahur şeklinde 2 öğünle sınırlanıyor. Dolayısıyla vücudun beslenme alışkanlıklarında ciddi değişimler meydana geliyor. Üzerine 1 ay süren bu periyodun ardından yeniden standart beslenme alışkanlığına dönüş ve buna alışma süreci başlıyor. 1 ay boyunca ağır yemeklerden kaçınıldığı, bol sıvı takviyesinin yapıldığı iftar ve sahur öğünlerinin ardından tekrar klasik beslenme alışkanlığına dönüşte mutlaka dikkat edilmesi gerekiyor. Bazı bünyelerde bu geçiş sürecindeki hatalar ciddi sağlık problemlerine neden olabiliyor. Bu durumda Ramazan sonrası beslenme nasıl olmalı şeklinde gerçekten önemli bir soru ortaya çıkartıyor.

Öğün Sayıları İdeal Şekilde Arttırılmalı

1 ay boyunca sadece iftar ile sahur saatleri arasındaki beslenme süreleri nedeniyle bu saatler dışında daha fazla acıkma ve herhangi bir şey yeme arzusu daha ağır olur. Bu durumda sağlıklı besin tüketimine yol açıyor. Bu yüzden Ramazan sonrası beslenme nasıl olmalı ve nelere dikkat edilmeli gibi konularda uzmanların tavsiyelerine dikkat edilmeli. Bu doğrultuda da öncelikle öğün sayısını arttırmak çok önemli. Ana öğünleri standart şekilde 3 ana öğüne çıkartmaya dikkat edin. Özellikle sabah kahvaltılarını 1 aylık alışkanlıktan kaynaklı kesinlikle atlamamaya dikkat edin. Bununla birlikte mutlaka 2 ara öğünü de günlük beslenme programına ilave etmek gerekir. Bunun nedeniyse metabolizmanın hızlandırılmasını sağlamaktır. Bunun için 2-3 saatlik aralıklarda beslenme gerçekleştirilmesi gerekir.

Bol Proteinli ve Lifli Besinler Tüketilmeli

Öğün düzenlemesinin dışında esas olarak Ramazan sonrası beslenme nasıl olmalı şeklindeki genel sorunun yanıtı lifli ve protein odaklı besinlerden oluşuyor. Yani lif içeriği yüksek sebze ve meyvelerin, yanı sıra kaliteli proteinlerin sofralardan eksik edilmemesi gerekiyor. Glisemik etkisi minimal seviyede olması sebebiyle kana karışması yavaş olan;

Bulgur,

Yulaf,

Karabuğday,

Gibi tam tahıllı besinlerin tüketimin düzenli hale getirmeye özen gösterilmelidir. Bu besinlerin tüketim formatında ise ızgara, haşlama ve fırın gibi daha sağlıklı pişirme yöntemlerini tercih etmek gerekir. Bu şekilde hem vücudun geçiş sürecine entegrasyonu sağlanır hem de vücut bağışıklık sağlığı korunabilir.